Toprağın Altındaki Küçük Dostum: Köstebeklerin En Sevdiği Yiyeceği Öğrendiğim Gün
Kayseri’de yaşadığım evin arkasında küçük bir bahçe var. Çocukluğumdan beri o bahçeye baktığımda içimde garip bir huzur oluşur. Kışın karla kaplandığında bambaşka bir güzelliğe bürünür, bahar geldiğinde ise toprağın kokusu bana yeniden başlamanın mümkün olduğunu hatırlatır. Ben 25 yaşındayım ve çoğu insanın anlamsız bulacağı küçük anları bile günlüğüme yazmayı seven biriyim. Çünkü bana göre hayat, büyük olaylardan çok küçük ayrıntıların içinde saklıdır.
Geçen yıl baharın ilk günlerinden birinde, bahçemde fark ettiğim küçük toprak yığınları hayatımda beklemediğim bir merakın başlangıcı oldu. Önce ne olduğunu anlayamadım. Her sabah bahçeye çıktığımda toprağın üzerinde yeni izler görüyordum. Bir gün sulama yaparken küçük bir hareket fark ettim. O an kalbim heyecanla çarpmaya başladı. Bahçemde yalnız olmadığımı hissettim.
O gün günlüğüme şöyle yazmıştım:
“Bugün bahçemde küçük bir misafir olduğunu öğrendim. Onu göremedim ama izlerini gördüm. Garip bir şekilde mutlu oldum. Belki de bazen hayatımıza giren en güzel şeyler kendilerini hemen göstermiyor.”
Bu küçük misafirin bir köstebek olduğunu öğrendiğimde ise merakım daha da arttı. Çocukken köstebekleri sadece çizgi filmlerde görmüştüm. Onların yaşamını, ne yediklerini ya da neden sürekli toprağın altında olduklarını hiç düşünmemiştim. Fakat şimdi bahçemde yaşayan bu küçük canlı, bana yeni bir hikâye sunmuştu.
Bahçemde Başlayan Merak ve Küçük Bir Araştırma
Köstebeği rahatsız etmek istemiyordum. Onu yakalamak ya da bahçeden uzaklaştırmak gibi bir düşüncem hiç olmadı. Sadece kim olduğunu ve nasıl yaşadığını anlamak istedim. Çünkü bazen bir canlıyı tanımak, ona zarar vermeden yanında durmanın en güzel yoludur.
Bir akşam Kayseri’nin serin havasında bahçede otururken köstebekler hakkında okumaya başladım. Öğrendiklerim beni gerçekten şaşırttı. Köstebeklerin aslında toprağın altında oldukça hareketli bir yaşam sürdüğünü öğrendim. Sürekli tüneller açıyor, yiyecek arıyor ve hayatlarını toprağın içinde devam ettiriyorlar.
En çok merak ettiğim konu ise şuydu: Köstebeklerin en sevdiği yiyecek nedir?
Bu sorunun cevabını öğrendiğimde şaşırdım. Çünkü köstebeklerin en sevdiği yiyeceklerin başında toprak altında yaşayan küçük canlılar, özellikle solucanlar ve böcek larvaları geliyordu. Sandığım gibi bitkilerin köklerini yiyerek yaşayan canlılar değillerdi. Onların asıl ilgisi toprağın içindeki küçük hayvanlardı.
Bu bilgi beni biraz utandırdı. Çünkü daha önce köstebekleri bahçelere zarar veren canlılar olarak düşünmüştüm. Oysa gerçek çok farklıydı. Onlar sadece kendi yaşamlarını sürdürmeye çalışıyordu.
O gece günlüğüme şunları yazdım:
“Bazen bir canlı hakkında hiçbir şey bilmeden ona bir anlam yüklüyoruz. Bugün köstebeğe bakışım değişti. Onun da benim gibi yaşamak, karnını doyurmak ve güvenli bir yerde olmak istediğini fark ettim.”
Karanlık Tünellerde Saklanan Küçük Bir Umut
Birkaç hafta boyunca bahçeyi gözlemlemeye devam ettim. Sabahları kahvemi alıp pencerenin önüne oturuyor, bazen toprağın üzerindeki küçük değişiklikleri izliyordum. Köstebeği çok nadir görüyordum ama varlığını hissetmek bile bana yetiyordu.
Aslında o dönem benim için biraz zor bir dönemdi. Hayatımda bazı hayal kırıklıkları vardı. Gelecekle ilgili kafam çok karışıktı. Bazen ne yapacağımı bilemediğim anlar oluyordu. İnsanların arasında olsam bile kendimi yalnız hissettiğim günler vardı.
Ama bahçemdeki o küçük canlı bana farklı bir şey öğretti. Köstebek, gün ışığını çok fazla görmeden yaşamını sürdürüyor ama yine de sürekli ilerliyor. Karanlık tünellerin içinde bile yolunu buluyor.
Bunu düşündükçe kendime daha fazla umut vermeye başladım.
Belki benim hayatım da bazen köstebeğin tünelleri gibiydi. Her şey açık ve kolay görünmese bile ilerlemeye devam edebilirdim.
Bir sabah bahçeye çıktığımda yeni bir toprak izi gördüm. O an içimde büyük bir heyecan oluştu. Çok basit bir şeydi aslında. Sadece küçük bir toprak hareketiydi. Ama benim için anlamı büyüktü.
Çünkü o iz bana hayatın devam ettiğini hatırlattı.
Köstebeğin Sofrası ve Doğanın Sessiz Düzeni
Köstebeklerin beslenme alışkanlıklarını öğrendikçe doğadaki düzen karşısında hayranlığım arttı. Biz insanlar çoğu zaman sadece gördüğümüz şeylere değer veriyoruz. Fakat toprağın altında, bizim fark etmediğimiz büyük bir yaşam var.
Köstebekler güçlü koku alma duyuları sayesinde yiyeceklerini buluyorlar. Özellikle nemli topraklarda yaşayan solucanlar onlar için önemli bir besin kaynağı. Ayrıca çeşitli böcekler ve larvalar da beslenmelerinde önemli yer tutuyor.
Bahçemdeki köstebeğin aslında toprağın dengesine katkı sağladığını fark ettim. Açtığı tüneller toprağın hava almasına yardımcı olabiliyor. Onun yaşam mücadelesi, doğanın kendi içinde ne kadar hassas bir dengeye sahip olduğunu gösteriyordu.
Eskiden bahçemde gördüğüm her küçük değişiklik beni endişelendirirdi. Şimdi ise dikkatle bakmayı öğrendim. Her izin arkasında bir hikâye olduğunu düşünmeye başladım.
Günlüğümde Sakladığım Küçük An
Bir akşamüstü yaşadığım bir anı hiç unutamıyorum. Hava yavaş yavaş kararıyordu. Kayseri’de akşam serinliği kendini göstermeye başlamıştı. Bahçede otururken toprağın yakınında küçük bir hareket gördüm.
Sessizce bekledim.
Birkaç saniye sonra küçük burnu ve hareket eden gövdesiyle köstebek kısa süreliğine göründü. O kadar hızlıydı ki birkaç dakika sonra orada olduğuna bile inanmak zordu.
Ama ben onu görmüştüm.
O an içimde büyük bir sevinç hissettim. Aynı zamanda garip bir hüzün de vardı. Çünkü onun dünyasına sadece birkaç saniyeliğine dokunabilmiştim. Onun hayatı benim için hâlâ büyük bir sırdı.
O gece günlüğüme uzun uzun yazdım:
“Bugün küçük dostumu gördüm. Belki beni hiç tanımayacak, belki yarın başka bir tünele gidecek. Ama bana bıraktığı his çok değerli. Bazen hayatımıza giren şeylerin kalıcı olması gerekmiyor. Bazı karşılaşmalar sadece bize bir şey öğretmek için geliyor.”
Köstebeklerden Öğrendiğim Hayat Dersi
Bu deneyim bana çok basit ama önemli bir şey öğretti: Her canlı kendi hikâyesiyle var oluyor. Bir köstebeğin toprağın altında yaşaması, onun değersiz olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, kendi dünyasında büyük bir mücadele veriyor.
Köstebeklerin en sevdiği yiyecek nedir diye başladığım bu küçük merak, bana doğayı daha dikkatli dinlemeyi öğretti. Solucanlarla, böceklerle ve toprağın içindeki görünmeyen yaşamla ilgili öğrendiklerim, dünyaya farklı bakmamı sağladı.
Bazen hayatımızda büyük cevaplar arıyoruz. Mutluluğun, huzurun ya da umudun nerede olduğunu bulmaya çalışıyoruz. Oysa bazen cevaplar çok yakınımızda oluyor. Bir bahçede, küçük bir toprak yığınında ya da birkaç saniyelik bir karşılaşmada saklanabiliyor.
Ben hâlâ Kayseri’de aynı evde yaşıyorum. Bahçeme her çıktığımda gözlerim istemsizce toprağın üzerindeki izleri arıyor. Köstebeği her zaman göremiyorum. Belki artık başka bir yerde, başka tüneller açıyor. Ama onun bana bıraktığı anı hâlâ benimle.
Hayat bazen bizim için de uzun ve karanlık tüneller açabilir. Ne zaman çıkacağımızı bilemeyebiliriz. Fakat küçük köstebeğin bana öğrettiği gibi, ilerlemeye devam etmek gerekir.
Çünkü bazen en güzel keşifler, hiç beklemediğimiz yerlerde bizi bekler.
Toprağın altında yaşayan küçük bir canlı sayesinde ben kendi içimdeki umudu yeniden buldum. Ve artık biliyorum ki dünyada fark etmediğimiz ne kadar çok hikâye varsa, her biri bize yeni bir şey anlatmak için sessizce bekliyor.